İçeriğe atla

2017 ekonomik görünümü

Bir Kelime, Bir İşlem: Gelişmekte Olan Ülkeler İçin Bir Büyüme Tahmini

PMI verisine olan hayranlığımızı daha önce çeşitli kereler ifade etmiştik. Bu defa da gelişmekte olan ülkelerde (GOÜ) mevcut büyüme hızını tahmin etmek için PMI verilerinden başlayan bir egzersiz yapıyoruz. 

Son yıllarda ekonomi camiasında giderek yaygınlaşan ve yüksek frekanslı verilerle büyüme tahmini yapma işine ‘nowcasting’ adı veriliyor. Biz de devam etmeden önce buna Türkçe karşılık olarak da ‘angörü’ kelimesini öneriyoruz.

Angörü denememiz için 13* gelişmekte olan ülkeye ait imalat sanayi PMI verilerini Satın Alma Gücü Paritesine göre GSYİH kullanarak ağırlıklandırıp GOÜ PMI verisini oluşturuyoruz. Bu verinin çeyreklik ortalamasını aynı şekilde oluşturduğumuz yıllık % büyüme hızıyla eşleştirdiğimiz zaman 0,85 gibi yüksek bir korelasyon katsayısıyla karşılaşıyoruz.

OLS kullanarak oluşturduğumuz basit tahmin de bu korelasyonu teyit edecek ölçüde başarılı. Burada, yukarıdakine benzer yöntemle hesapladığımız gelişmiş ülkelere ait bileşik PMI verisinin dört çeyreklik gecikmeye kadar modelde kalmayı başaramadığını da not etmek gerek.

Elde ettiğimiz sonuca göre GOÜ’de 2016 yılının son çeyreğinde başlayan hızlanma 2017’nin ilk üç ayında da devam ediyor ve %4,9 olan büyüme hızı %5,1’e yükseliyor. Bu tahminimizin gerçekleşmesi hâlinde GOÜ’de büyüme 2,5 yıl aradan sonra ilk defa %5’i aşmış olacak. Özellikle Çin’de görülen canlanma işaretlerinin Asya-Pasifik ve emtia ihracatçısı diğer GOÜ’lere yansıdığına dair giderek artan yorumlar düşünülürse bu pek de şaşırtıcı değil. Ayrıca Brezilya ve özellikle Rusya da resesyon dönemlerini yavaş yavaş geride bırakıyor. Trumponomics’in etkilerinin henüz görülmediğini ve AB ile Japonya’da görülmeye başlanan olumlu gelişmeler de göz önüne alındığı zaman 2017’nin GOÜ için iyi geçeceğini öngörmek zor değil. 

Önümüzdeki dönemde angörülerimizi aylık olarak değerlendirmeye ve geliştirmeye devam edeceğiz. 

*: Çin, Hindistan, G. Kore, Tayvan, Endonezya, Brezilya,  Meksika, Çekya, Polonya, Macaristan, Rusya, G. Afrika ve Türkiye’den oluşan bu grup bütün gelişmekte olan ülkelerin %75’ini kapsamaktadır. Çin, Meksika ve G. Afrika’da çeşitli kaynaklarca yayınlanan ikişer PMI verisinin basit ortalamalarını kullandık. 

Hayırlı bir “re-coupling”…

Hollanda Ekonomik Analiz Bürosu noel tatiline girmeden önce Ekim ayı küresel sanayi üretimi ve ticaret verilerini yayınladı. Kendileri sağolsunlar çok geniş bir ülke setinden verileri alıyorlar ve fiyat etkilerinden falan arındırıp muntazam bir şekilde toplulaştırıyorlar. Küresel analiz yapanlara tavsiye ederiz. Biz de bu yazı için gelişmiş ülkelerdeki sanayi üretimi (büyüme vekili – proxy ) ile gelişmekte olan ülkelerde ihracat eğilimlerini karşılaştırıyoruz.

Grafikte görebildiğiniz gibi gelişmiş ülkelerdeki sanayi üretimi ile gelişmekte olan ülkelerin bir sonraki aydaki ihracatı arasında güçlü bir ilişki var. Biraz daha dikkatli bakarsak küresel krize kadar gelişmekte olan ülke ihracatının gelişmiş ülke sanayi üretiminden daha hızlı arttığını ve krizin ardından iki seri birbirine yaklaştığını görebiliyoruz. Aslında bu ilişkinin zaman içerisindeki değişimini görmek için hareketli korelasyon iyi bir çözüm olabilir.

Grafiğin sol yarısı bize krizden önceki yıllarda gelişmekte olan ülkelerin artık gelişmiş ülkelere bağımlılığının azalarak kendi ayakları üzerinde durabildiği iddiasını özetleyen “ayrışma-decoupling hikayesini hatırlattı. O dönemde gelişmiş ülkelerdeki büyüme bir miktar yavaşlasa da gelişmekte olan ülkeler -Çin başta olmak üzere- güçlü bir şekilde büyümeye devam ediyordu. Tabi küresel kriz bu hikayenin çöpe gitmesine neden oldu ve gelişmekte olan ülkelerin ihracaatı gelişmiş ülkelerin sanayi üretimine yeniden sıkıca bağlandı.

2011 sonundaki kısa süreli bir dalışı saymazsak 2012 sonbaharına kadar süren bu bağlılık sonra hızla ve sert bir şekilde kopuyor. Bunda Çin’de henüz başlamış olan kontrollü yavaşlama sürecinin hem bu ülke ihracatını hem de diğer gelişmekte olan ülkelerden yaptığı ithalatı düşürmesinin etkili olduğunuz düşünüyoruz. Maalesef Hollanda’lılar bizim aksimize henüz gelişmekte olan ülkeleri Çin hariç hesaplamıyorlar. Biz de bu eğilimi göstermek için Çin’in dış ticaret verisini kullanacağız.

Hikayenin bu yazıya ilham olan kısmı ise 2015’ten sonrasını kapsıyor. Çin’deki yavaşlamanın ve dış ticaretindeki düşüşün dip yapmaya başlamasıyla birlikte GÜ sanayi üretimi ve GOÜ ihracatı arasındaki korelasyonun yeniden pozitif bölgeye dönmesi ve giderek güçlenmesi dikkat çekici. Önümüzdeki yılda özellikle ABD’de artan büyüme beklentileri göz önüne alındığı zaman yeniden güçlenen ilişki, 2012 yılından bu yana ihracatın artış hızı %0-%5 arasında yatay seyreden gelişmekte olan ülkelerin ihracatı ve dolayısıyla büyümesi açısından güzel bir haber. Yani bu durum gelişmekte olan ülkeler için hayırlı bir yeniden eşleşme-recoupling manasına gelebilir. Ocak ayının ilk yarısında IMF’nin güncellenmiş büyüme tahminleri geldiği zaman buraya bir de tablo ekleriz. Ayrıca Çin’deki ihracat ve ithalatın da yavaş yavaş yukarı dönmeye başladığına da dikkat çekmek istiyoruz.

Sonuçta eğer küresel ekonomiye ilişkin aşağı yönlü riskler kontrol altında tutulabilirse, 2017 gelişmekte olan ülkeler için iyi bir yıl olabilir.