İçeriğe atla

merkaz bankası

FED’in Faiz Artırımlarını Kimler Takip Edebilir..?

…ve FED faizleri bir kez daha artırdı. Dahası, 2017 için iki yerine üç artırım daha yapılabileceğinin sinyalini verdi. Bu kararın üzerine bir hafta geçtikten sonra ahkam kesmek artık çok lüzumsuz olacak. Bunun yerine bu faiz artırımlarından etkilenmesi beklenen gelişmekte olan ülkelerde merkez bankalarının FED’in faiz artırımlarını ne kadar takip edebilecekleri üzerine kalem oynatmayı tercih ediyoruz.

FED’in faiz artırımı en basit hâliyle ABD’de uzun vadeli tahvillerin de yükselmesine neden olarak, çoğunlukla gelişmekte olan ülkelerdeki sıcak paranın güvenli liman olarak bilinen bu piyasalara akması manasına geliyor. Yani bu parayı ülkesinde tutmak isteyen ülkelerin, başta faiz artırımları olmak üzere yatırımcıları daha fazla cezbetmesi gerekiyor. Aksi takdirde sermaye çıkışları önce döviz kurunda sonra enflasyonda artış son olarak da büyümedeki yavaşlama olarak kötü bir döngüye dönüşme riski yaratacak. Bu nedenle yazının başlığındaki sorunun öncüsü olarak: “FED’in faiz artırımlarını kimler takip etmek zorunda kalacak..?” diye sormak gerekiyor.

Bu soruyu cevaplamak için gelişmekte olan ülkelerin dış finansman ihtiyacına bakıyoruz. Bunun için de seçtiğimiz 17 ülkeyi en sıklıkla kullanılan göstergelerden ikisi olan cari işlemler dengesi ve net uluslararası yatırım pozisyonu açısından inceliyoruz.

Yukarıdaki grafikte yeşil bölgede olan ülkeler hem cari işlemler hem de finansal yatırımlar açısından dış finansman ihtiyacı içerisinde değil aksine dünyaya tasarruf ihraç ediyorlar. Bu nedenle FED’in faiz artırımları bu ülkede sermaye çıkışları açısından daha az risk taşıyor. Grafiğin güney batısındaki kırmızı alan ise hem cari işlemler açığı veren hem de net dış yatırım pozisyonu negatif olan ülkelere ev sahipliği yapıyor ve dolayısıyla bu ülkelerin dış finansman ihtiyaçları yüksek. Buna göre merkezden en uzaktaki Türkiye ve Kolombiya  FED’in faiz artırımları karşısında en fazla risk altındaki ülkeler. Başka bir ifadeyle bu iki ülke FED’in faiz artırımlarını en ciddi şekilde takip etmesi gereken örnekler.

Peki bu yazıda incelediğimiz 17 ülkenin FED’in faiz artırımlarını takip edecek manevra alanları ne kadar büyük? Bunun için de 2017 yılı için (1) büyüme tahminleri ekonomik potansiyelin neresinde ve (2) enflasyon oranları hedeflerin ne kadar altında veya üstünde sorularını soracağız. Enflasyon kısmı kolaydı ama büyüme için biraz çalışmak gerekti. Ülkelerin potansiyel büyüme hızı için IMF WEO Database’den aldığımız 1980-2021 arası verileri HP filtresinden geçirdik ve 2017 yılı için elde ettiğimiz potansiyel büyüme hızını büyüme tahmininden çıkardık. Sonuçlar aşağıdaki grafikte…

Bir önceki grafiğe benzer şekilde burada da kırmızı ve yeşil bölgeler tanımladık. Kırmızı bölgelerdeki ülkelerde büyüme potansiyelinin, enflasyon ise hedefinin altında olacağı için faiz artırımları için manevra alanlarının çok sınırlı görünüyor. Ama burada bulunan Çin ve Şili de bölgenin sınırlarına oldukça yakın olduğu için bu ülkelerin manevra alanı dar demekten çekiniyoruz. Diğer yandan yeşil bölgedeki ülkeler ise potansiyelin üzerinde büyüme hızları ve hedefin üzerindeki enflasyon oranlarıyla parasal sıkılaşma için yeterli manera alanına sahip. Tabi burada Brezilya ve Rusya’nın içinde bulundukları mevcut ekonomik krizler nedeniyle faiz artırımlarında göründükleri kadar rahat olmayacağını vurgulamak gerekiyor. Bu iki bölge dışında kalan ülkelerde ise FED’in faiz artırımlarını takip etme kapasitesi büyüme-enflasyon ödünleşmesinin hangi tarafa doğru kayacağına bağlı ki yazının son paragrafında Batman’in imdadına Robin yetişiyor.

Yazıyı sonlandırmadan önce Türkiye’nin de sahip olduğu bir avantajı da resme katmak istedik. İkinci grafiğe göre büyümenin düşük olmasından dolayı faizleri artırmakta tereddüt edebilecek ülkelerin merkez bankalarının yardımına maliye politikası koşabilir ve büyümeyi destekleyebilir. Bunun için de son olarak kamu borcu/GSYİH oranlarının yardımıyla 17 ülkenin maliye poltikasındaki manevra alanlarına bakıyoruz. Burada gelişmekte olan ülkeler için geçmişten beri bildiğimiz eşik değerini olan %60’ı kullanabiliriz. Nitekim daha yakın tarihli çalışmalarda da bu oran genel olarak teyit edilmiş durumda. Tabloyu okumak sanırız kolay olacak: ne kadar yeşil o kadar geniş manevra alanı…

FED’in faiz arıtırmları ve gelişmekte olan ülkelerdeki yansımaları konusuna tekrar döneceğiz…