İçeriğe atla

nuridervis tarafından yazılmış tüm yazılar - 4. sayfa

PMI – Hangisini izlemeli..?

1948 yılında ABD’de ortaya çıktıktan sonra özellikle 1990’lardan itibaren giderek daha fazla ülke için yayınlanmaya başlanan Satın Alma Yöneticileri Endeksi (Purchasing Managers Index) veya çok iyi bilinen kısaltma hâliyle PMI, fakir yazarınızın pek önem atfettiği bir veridir. Biten ay için sadece birkaç gün sonra bilgi vermesi ve genellikle bu verinin çok daha geç açıklanan ve bazen defalarca revize edilen büyüme için başarılı bir öncü olması zaten küresel ekonomi kamuoyunda PMI’nın büyük ölçüde kabul olmasına neden olmuştur. Bunun üzerine üretim, siparişler, istihdam, girdi-çıktı fiyatları ve tedarik süreleri gibi alt kalemleri olan PMI, söz konusu verileri birçok ülke için standardize etmiş olmasıyla da büyük avantajlar sağlıyor. PMI için bu kadar güzelleme yeter, zaten bu büyük ihtimalle son olmayacaktır.

Bir önceki yazıda belirttiğimiz gibi Çin’i takip edenler, diğer ülkelerin çoğunun aksine hem imalat hem de imalat dışı sektörler için biri resmî biri de özel olmak üzere iki PMI verisi yayınlandığını fark edecektir. Resmî ve özel veriler çoğu zaman da birbirinden farklı yönlerde hareket ederek biraz kafa karıştırmaktadır. Peki bu PMI verilerinin farkları nedir.?

Çin’e ait PMI verilerinden “özel” olarak adlandırdığımız endeks Londra merkezli araştırma şirketi Markit tarafından 2015 yılına kadar HSBC, o dönemden bu yana da Caixin Finans Medya Grubu sponsorluğunda yayınlanan PMI’dır. Diğer yandan “resmî” PMI verileri ise Çin Satın Alma ve Lojistik Federasyonu (CFLP) tarafından Ulusal İstatistik Bürosu (NBS) adına hesaplanarak yayınlanmaktadır. Kamuoyundaki genel algı “özel” PMI verisinin hesaplanmasında kullanılan anketin daha çok KOBİ’leri kapsadığı yönündedir. Buna karşılık “resmi” PMI’nın ise Çin ekonomik mucizesinin son döneme kadar temel taşı olan büyük ölçekli KİT’lere ağırlık verildiği kabul edilmektedir.

Ancak Markit, bu algıya karşı çıkmakta ve kendi anketlerinin ekonomideki bütün farklı büyüklükteki firmaları kapsadığını vurgulamaktadır. Kendilerine göre “özel” ve “resmî” PMI verileri arasındaki fark üç nedene bağlıdır; (1) Farklı firmaları kapsayan farklı büyüklükteki örneklemler (CFLP  800’e yakın firmayla görüşürken, Markit’in görüştüğü firma sayısı 500’ün altındadır), (2) Markit anketi sadece Çin anakarasındaki firmaları kapsarken, CFLP anketinin Hong Kong, Macao ve Tayvan’daki firmalara da ulaşması ve (3) Mevsimsellikten arındırma yöntemleri arasındaki farklılıklar (ki Markit, “resmî” veride hâlen bir miktar mevsimsellik olduğunu savunmaktadır) link. Ayrıca NBS PMI’nın da Temmuz 2015’ten bu yana firmaları farklı büyüklüklere göre gruplandırdığı alt endeksleri de “resmî” PMI’nın sadece büyük ölçekli KİT’lere ağırlık verdiği savını zayıflatıyor.

Sebebi ne olursa olsun “resmî” ve “özel” PMI rakamları arasında bir fark olduğu aşikar. Aşağıdaki grafiğe baktığımız zaman “resmî” endeksin sistemik olarak “özel” endeksin üzerinde yer aldığını görüyoruz. Ancak farkın 24 aylık pencerelerde %95 güven aralığının dışına çıkmaması bize aradaki farkın herhangi bir taraf lehine net bir şekilde meyilli (biased) olmadığını düşündürüyor. Ayrıca güven aralığının son yıllarda birbirine yaklaşması da iki seri arasındaki farkın giderek azaldığına işaret ediyor.

pmi-20161202-02

Nitekim bir sonraki grafiğimiz de bunu gösteriyor. Her iki PMI verisinin de çeyrek dönemler itibariyle ortalamasını alıp Çin’in yıllık % büyüme hızıyla korelasyonuna baktığımız zaman neredeyse aynı sonuca ulaşıyoruz. Zaten yüksek korelasyon katsayılarının ima ettiği PMI-büyüme ilişkisi grafikte de çıplak gözle rahatça görülebiliyor.

pmi-20161202-03

Peki Çin ekonomisini hakkında fikir sahibi olmak isteyenler hangi PMI’yı takip etmeli.? Bu soruya cevabımız, genel geçer görüşe benzer şekilde “her ikisi de” olacaktır. Sadece piyasa değil literatürde de hem Markit hem de NBS PMI verisini kullanan örnekler bulabiliriz. Her iki endeks de hem manşet değerler hem de alt kalemleri açısından önemli bilgiler içeriyor. Neden birisini seçip, diğerinin sunduğu bilgilerden vazgeçelim ki…

Bu konuya daha sonra tekrar döneceğiz ve PMI verilerini kullanarak Çin’in büyümesini tahmin etmeye çalışacağız.

Kasım PMI Verileri İyimser Bir Görünüm Çiziyor

Her ayın ilk günü olduğu gibi bugün de birçok ülke gibi Çin’de de imalat sanayi PMI verileri açıklandı. Ancak verinin açıklandığı 30’u aşkın ülkeden Çin’i ayıran husus (diğer istisna Meksika) sektör için biri resmî diğeri özel nitelikte iki PMI yayınlanıyor olması. Bu konuyla ilgili ilerleyen günlerde daha detaylı bir yazı yazacağız. Bugün gündemden şaşmadan Çin’in Kasım ayı PMI rakamlarını yorumlayalım.

İlk önemli nokta hem Ulusal İstatistik Bürosu (NBS) tarafından yayınlanan “resmî” PMI’nın hem de Markit tarafından yayınlanan “özel” PMI’nın piyasa beklentilerinin üzerinde gerçekleşmesiydi. Resmî PMI 51.7 ile son 4.5 yılın en yüksek seviyesini egale ederken, özel PMI ise Ekim ayına göre hafif geriledi.

Her iki endekste de 2015 yılının son aylarından itibaren görülen düzelme eğilimi gözden kaçmıyor. Ayrıca endekslerin son 4 aydır 50 seviyesinin üzerinde olması da sektördeki dar boğazın aşılmakta olduğuna işaret ediyor (bilmeyenler için not: PMI verisinin 50’nin üzerinde ya da altında olması, hesaplandığı sektör için genişleme ya da daralma anlamına gelmektedir). pmi-01122016-1

Yukarıdaki grafiği çoğu ekonomi web sitesinde büyük ihtimalle zaten görmüşsünüzdür. Bİz burada fark yaratabilmek amacıyla endekslerin alt kalemlerine biraz daha yakından bakmak niyetindeyiz.

Öncelikle talep-üretim dinamiklerine bakmak için PMI’nın en önemli iki alt kalemi olan üretim ve yeni siparişlere başvuruyoruz. Aşağıdaki grafiklerde ayrıca PMI anketindeki sorulara dahil olan ancak endeksin hesaplanmasına dahil edilmeyen alt kalemlerden olan yeni ihracat siparişleri de yer alıyor. Grafiklere bakıldığı zaman üretim ve yeni siparişlerin son dönemde daha benzer eğilimlerde hareket ettiğini, ihracat siparişlerinin ise biraz daha geride kaldığını görmekteyiz. Bu eğilim özellikle “özel” PMI’da daha belirgin bir şekilde görülmektedir.

pmi-01122016-2

Her ne kadar Markit “yeni siparişler” ve “yeni ihracat siparişleri” arasındaki farkın doğrudan yurtiçi talep koşullarıyla ilişkilendirilemeyeceğini ısrarla savunsa da “Peki o zaman o farkı nasıl yorumlayacağız.?” sorusuna da bir cevap vermemektedir. Bu nedenle birçok uluslararası analistle birlikte biz de aradaki farkı (rakamsal olarak olmasa da) iç talep göstergesi olarak değerlendiriyoruz ve her iki endekste de 2016 yılının ikinci çeyreğinden itibaren yeni siparişler ve yeni ihracat siparişleri arasında açılan makası Çin’deki iç talebin güçlendiği şeklinde yorumluyoruz.

Bu ayki son grafiğimiz “resmi” PMI verileriyle açıklanan ve görünümün farklı şirket büyüklüklerine göre dağıtıldığı durumu analiz ediyor. Temmuz 2015’ten bu yana yayınlanmaya başlanan bu alt kalemde büyük ölçekli firmaların diğerlerinden pozitif ayrıştığını rahatlıkla görebiliyoruz. Bunun sebebi olarak ileri sürebileceğimiz gerekçe, hükümetin ekonomik yavaşlamayı kontrol altına alabilmek için maliye politikasında attığı destekleyici adımlar olabilir. Özellikle altyapı yatırımlarına ağırlık veren bu adımlar bu sektörlerinde çalışan KİT’leri desteklemektedir. Bu durum ekonomi için kısa vadede olumlu bir haber olsa da bu yılın başında önemle vurgulanan “KİT Reformu”nun ne kadar ciddiyetle uygulandığına ilişkin bazı soru işaretleri yaratabilir.

pmi-01122016-3

Başlarken

Napolyon zamanında bir kehanette bulunur: “Bırakın Çin uyusun. Uyandığı zaman dünyayı sallayacak”.

Bugün dünyada yaşayan herhangi bir insan bu kehanetin gerçekliğini teyit edecektir. 1980’lerde ekonomiyle başlayan dışa açılma sürecinin sonucunda bugün küresel bazda karşımıza çıkabilecek herhangi bir konuyu Çin olmadan düşünmek imkansız ve ısrarla bunu yapanlar için de eksiktir. Hani geyik muhabbetlerinde söylenen “Bütün Çinliler aynı anda zıplarsa deprem yaratabilir mi.?” diye bir laf vardır. Fiziksel olarak bunun mümkünlüğünü bilemeyiz ama mecazi anlamda bu sorunun doğruluğunu her gün bir kez daha görüyoruz. Çin artık züccaciye dükkanına girmiş fil gibi, dahil olduğu her ortamda ağırlığını hissettiriyor. Öyle ki son yıllarda gelişmekte olan ülke (GOÜ) verilerini ekonomik büyüklükleriyle ağırlıklandırarak birleştirdiğimiz zaman Çin dışındaki ülkelerin etkisi giderek ortadan kaybolmaya başladı. Bunun için GOÜ verilerini bazen “Toplam” ve “Çin Hariç” olarak ikiye ayırmak gerekiyor.

Hal böyleyken yerel ölçekten çıkıp (hatta bazen yerelde kalmak bile Çin’in etkilerinden kurtulmak için yeterli olmuyor) küresel ölçekte düşünmek isteyen herkesin Çin’i iyi anlaması gerekiyor. Ancak bu ülkeyi günlük bazda takip ve analiz ettiğimiz 15 yıla yakın sürede elde ettiğimiz en önemli tecrübe: bu işin doğru yapılabilmesi için geçmiş ezberlerden kurtulmak gerektiğidir. Çin’i kendi özel durumunda ve özel dinamikleriyle anlamak gerekiyor.

İşte bulunduğunuz site tam da bu amaçla kuruldu. Burada yazdığımız yazılarla hem Çin gündemindeki gelişmeleri takip ve analiz etmeye hem de bu ülkenin kendine has vaziyetlerini anlatmak istiyoruz. Arada fırsat buldukça da diğer gelişmekte olan ülkelere ve makroekonomi teorisi ve analizine ilişkin görüşlerimizi dile getireceğiz.

Hoş geldiniz ve iyi okumalar…