İçeriğe atla

Çin’den Trump’a Bir Mesaj mı Var.?

Çin resmî haber ajansı Xinhua’da okuduğumuz bir haber takvime işlenmiş bir hatırlatma gibiydi. Komünist Parti Merkez Komitesi (veya Yürütme Komitesi de diyebiliriz), 2017 yılı ekonomi politikalarının tartışıldığı yıllık toplantısını gerçekleştirmiş. Demek ki Aralık ayının ilk yarısındayız. Birkaç gün içerisinde de Yıllık Ekonomi Çalıştay’ı yapılır heralde.

Çin hakkında çok tecrübe sahibi değilseniz haberi ilk okuduğunuzda “vay vay, adamlar neler yapmaya niyetli” diye düşünmüş olabilirsiniz. Ama itiraf edelim; bu ülkeyi 15 senedir takip ettikten sonra, bu haberin ilk yarısı bizde ilk anda hiç bir tepki yaratmadı. Başlangıçta daha önce defalarca okuduğumuz cümleler var. Ama haberin sonuna yaklaştıkça yeni ve alışılmadık şeylerle karşılaşıyoruz. 

Hızlıca 2017’de hangi ekonomi politikalarına ağırlık verileceğini maddeler hâlinde gözden geçirelim.

  • Başta KİT’ler, maliye politikası, sosyal güvenlik ve finans olmak üzere kilit konularda reformlara devam edilecek (Uzun yıllardır tekrarlanan cümleler. Gerçi Çin yönetiminin günahını almayalım, hiçbir şey yapmıyor değiller ama bu cümleleri yıllardır okuyan fakir yazarınız “e daha bitmedi mi?” diye sormaya başladı).
  • Hukukun üstünlüğü, yatırım ortamının iyileştirilmesi, tüketim potansiyelinin harekete geçirilmesi ve ekonominin dışa açılma sürecinin devamı (bunları da ezbere yazabilirdik)
  • Ekonomik büyümenin istikrara kavuşturulması  reformların sürdürülmesi, ekonomik dönüşüm, halkın refahının artırılması ve risklere karşı savunmaya önem verilmesi (ekonomik yavaşlamayla birlikte politika metinlerine girmiş ifadeler).

Buradan sonrası biraz daha yeni ve  Merkez Komite toplantılarında nadiren görülebildiğimiz net hedefler;

  • Başlıca beş konuda kaydadeğer ilerleme; sanayideki kapasite fazlasının eritilmesi,  stokların düşürülmesi, borçların azaltılması (de-leveraging), özel sektör maliyetlerinin düşürülmesi ve zayıf halkaların onarılması.

Ama bizi gerçekten şaşırtan kısımlar haberin en sonuna kalmış. Devlet Başkanı Xi Jinping 2013’ten bu yana reformları daha etkin yürütebilmek gerekçesiyle iktidarı kendisinde toplamaya çalışmasının sonucunda ekonomi çalıştayına ilişkin açıklamaya şöyle bir ifade eklenmiş. Yorumsuz olarak çeviriyoruz: “Çin, milli güvenliğini bütün cephelerde korumak için farklı kaynakları bütünleştirmeli ve gereken önlemleri almalıdır. Ülke ayrıca merkezileşmiş, birlik içerisinde, yüksek derecede etkin ve otoriter bir milli güvenlik liderliği sistemine sıkıca tutunmalıdır”.

Acaba bu sözler müstakbel ABD Başkanı Donald Trump’ın, bir hafta önce Tayvan Devlet Başkanı ile yaptığı telefon görüşmesine  (*) karşı bir cevap olabilir mi? Yukarıda anlattığımız açıklamanın yayınlanmasından sadece bir gün sonra Çin’in Tayvan civarında nükleer başlık taşıma kapasitesi olan savaş uçaklarını uçurması bu ihtimali güçlendiriyor. Tayvan ve Doğu Çin Denizi konuları bayağı uzun, belki sonra döneriz.

GÜNCELLEME: Donald Trump, Tayvan konusunu kaşımaya devam ediyor. Pazar günü yaptığı bir konuşmada ‘Çin’in Tayvan politikasını anlıyorum ama karşılığında bir şeyler almadan neden bu politikaya bağlı olalım ki .?’ minvalinde bir şeyler söylemiş. Adamın niyeti ABD’yi bir şirket gibi yönetmek heralde. 

(*) Çin, Tayvan’ı kendi topraklarının bir parçası olarak görür ve burasının egemen bir ülke olduğuna dair her türlü söylem ve eyleme tepki gösterir. ABD de 1979 yılından bu yana Tayvan ile diplomatik ilişkilerini kesmiştir. Bu nedenle Trump’ın Tayvan yönetimiyle temas kurması Çin ve ABD’nin dışında  küresel gündemde de büyük yankı buldu. (1) (2) (3) ve diğerleri

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir