İçeriğe atla

Siyasi Bir Yazı: Çin’de Tarih Tekerrür Edecek mi..?

Birkaç yıl önce okuduğumuz Çin Tarihi (Ray Huang / özeti) kitabının milattan sonraki tarihi bölümünde ilgi çekici bir detay vardı. Tarih boyunca Çin’in yönetimini ele geçiren birden fazla hanedan benzer bir sorunla karşı karşıya gelmiş ve bu sorun bazılarının sonunu bile getirmişti. Bahsettiğimiz şey; başlangıçta oldukça etkin bir şekilde kurulmuş olan bürokrasi sisteminin zaman içerisinde çok fazla şişmesi…

Bunda başlıca etken Çin’in coğrafi büyüklüğü gibi görünüyor. İlk başta basit bir şekilde kurulan merkezî sistem, ülkenin farklı yerlerinde ortaya çıkan ihtiyaçları karşılamak için istinaî durumlar nedeniyle giderek karmaşıklaşıyor ve bir süre sonra işler yürümez hâle geliyor. Giderek karmaşıklaşan sistem aynı zamanda bu sistemi yürütmek için daha fazla kamu görevlisinin istihdam edilmesiyle şiştikçe şişiyor. Sonuçta halk ayaklanmaları başlıyor ve işler hanedanın yıkılmasına kadar gidiyor. Biz bu durumu içine taşıyamayacağı kadar çok malzeme tıkılmış bir sandviçe benzetmeyi seviyoruz. Ekmek çoğunlukla (ve genellikle alt taraftan) patlıyor.

Çin Tarihi kitabından ayrılıp günümüze gelmeden önce, bu makaleden sonra meraklanıp, kitabı okumaya niyetlenenlere çok önemli bir tavsiye: Kitapta çok fazla isim var ve bunlar bizim alıştığımız isimlerin aksine birbirine çok benzeyen tek hecelerden oluşuyor. Bu isimleri takip etmek -hele de kitap ilerleyip çoğaldıkça- giderek zorlaşıyor ve anlamayı zorlaştırıyor. Bir süre sonra olayları düşünmekten çok “İmparator Li hangisiydi.? General Qing bu hanedanda mıydı.?” gibi karmaşıklıklarla mücadele etmek zorunda kalıyorsunuz. Bu nedenle kitabı okuyacaksanız, elinizde minik bir defter almanızı ve isimleri not etmenizi ısrarla tavsiye ediyoruz.

Son haftalarda Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’in Komünist Parti’deki yolsuzluklarla mücadelesiyle ilgili haberler yeniden artmaya başlayınca yukarıda anlattığımız tarih aklımıza geldi. Bu haberlerden önce, Komünist Parti’nin Ekim ayı sonunda yapılan ve ana konusu “Parti içi sıkı disiplin ve denetim” olan 6. Oturumu (*) sonucunda Xi Jinping’in Komünist Parti’nin “öz” lideri (**) olarak ilan edildiğini belirtmek gerek. Bunun ardından, şimdiye kadar yurtdışında gösterdiği güçlü imaj ve yolsuzluklarla mücadelesi nedeniyle halk desteği yüksek olan Xi için eskiden Çin imparatorları için kullanılan ve Komünist Parti tarafından sosyal medyada yeniden yayılması engellenmeye çalışılan “güçlü amca” lakabı yayıldı.

Bu gelişmenin ardından yeniden canlanan yolsuzlukla mücadele haberlerinden kısaca örnekler verecek olursak; yolsuzluk suçlamalarından yurtdışına kaçan kişilerin iadesi için diğer ülkelere başvurulması ve bu kişilere yönelik olabilecek yasadışı sermaye akımlarının engellenmesi ve Adalet Bakanlığı’nda bir üst düzey yetkilinin yolsuzluk suçlamaları nedeniyle soruşturma geçirmesi. Diğer yandan Xi’nin yolsuzlukla mücadelesinin aslında Komünist Parti içerisindeki rakip grupları güçsüzleştirmek amacı taşıdığını ileri sürenler de var.

Aslında Xi Jinping, göreve gelmesinin ardından yolsuzlukla mücadeleyi en önde gelen hedeflerinden birisi olarak belirlemişti. Hatta 2013 yılında kamu görevlilerinin yolsuzluk soruşturmasından korkmaları nedeniyle daha önce çeşitli resmî tatiller (yeni yıl, bahar bayramı vs.) nedeniyle aldıkları hediyeleri artık istememeleri, tüketim harcamalarının o dönemde düşmesinin sebeplerinden birisi olarak gösterilmişti. Ancak aradan geçen yaklaşık 4 yıla rağmen yolsuzlukla mücadele henüz bitmiş değil. Hatta Çin’deki yolsuzluk üzerine yazılmış kitaplardan birisinde, devletin ekonomi üzerindeki hakimiyeti sürdükçe yolsuzluğa karşı mücadelenin kazanılamayacağı savunuluyor.

Bunun başka bir kanaldan örneğini, 18. Meclis’in bir diğer önceliği olan KİT reformunun yavaş ilerleyişinde de görüyoruz. KİT’ler Çin’in ekonomik mucizesinin temel yapıtaşı olurken ayrıca 2008 krizinde ve bu sene olduğu gibi hükümetin ekonomiye ivme kazandırmak için başvurduğu ilk silah olma rolünü oynadı. Ancak bu arada hem merkezi ve/veya yerel yönetimlerle hem de kamunun kontrolündeki bankacılık sektörüyle fazlasıyla iç içe girmiş görünüyorlar. Bu nedenle, uluslararası basından takip ettiğimiz kadarıyla özellikle kârlılığı giderek düşen bazı KİT’lerin tasfiye edilmesi siyaset ve bürokrasi içerisindeki çıkar grupları tarafından engellenmeye çalışılıyor. Bir yandan da KİT’lerin güçlü bir ekonomik araç olmasının da Çin’de temel bir düşünce olduğu ve bunun terkedilemeyeceğini ileri sürenler de var. Bir anlamda geçmişte bürokraside görülen şişkinliğin yarattığına benzer bir tıkanma sanki.

Sonuç olarak geçmişte olduğu gibi Çin sandviçinde bir sorun var gibi. Ancak bu defa sorun malzemenin fazla şişmesinin yanı sıra yukarıdaki ekmekle de içiçe girmiş olması.  Diğer yandan alttaki ekmeği oluşturan halk da son 35 yılda tarihin en büyük kalkınmasından bir şekilde payını aldığı için şimdilik hâlinden memnun. Ama uluslar kalkındıkça hukuk, demokrasi ve daha iyi yönetim beklentisine girdiğini de biliyoruz. Komünist Parti’nin bekasına çok önem veren “güçlü amca” Xi’nin önümüzdeki dönemde neler yapacağını dikkatle izlemek gerekiyor.

 

(*): Çin’de yönetim yapısının işleyişi biraz karmaşıktır. Ülke yönetimi Komünist Parti tarafından belirlenen ve Meclis (Kongre) adı verilen gruplar tarafından10 yıllık dönemler boyunca yürütülmektedir. Şu anda yönetimde olan 18. Meclis, 2012 Kasım ayında yapılan ilk Oturum ile seçilmiş ve Şubat 2013’te yapılan ikinci Oturum ile göreve başlamıştır. Sonrasında her yıl Ekim ayının son haftasında yapılan yıllık oturumların altıncısı 24-28 Ekim arasında yapılmıştır. Ekim 2017’de yapılacak yedinci oturum, 18. Meclis’in görev süresinin yarısına denk geldiği ve hükümette önemli değişikliklerin yapılabileceği bir toplantı olması nedeniyle en önemli ara oturum olarak beklenmektedir.

(**): Ekonomik veriler için neyse de dünyanın en güçlü adamlarından birisine “core” kelimesinin karşılığı olarak “çekirdek” demek hiç hoş olmadı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir